Sunday, 20 May 2012
Son Yazılar

Sitemize Hoş Geldiniz!

Son Haberler

Dosya

TEMEL DEMİRER “Yaşama karşı sorumluluğumuz daha yücesini yaratmaktır. Daha alçağını değil.”[2]   “Ya ben tehlikeyi...
SİBEL ÖZBUDUN “Kendi kafanla düşünmesini öğrenmelisin.”[2]   1) Neo-liberal saldırılarla birlikte toplumun tamamı bundan...
2010 Eylülünde Van'ın Ağtamar adasındaki Surp Khaç Ermeni kilisesinde 1915...
“Filistin Belgeleri”: Vahim Filistin tavizleri, İsrail tarafından mutlak biçimde...
TEMEL DEMİRER “yürümek iyiye, haklıya, doğruya dövüşmek yolunda iyinin, haklının, doğrunun zapt etmek...
Dünya Sosyal Forumu (DSF) hala hayatta ve ayakta. 6-11 Şubat...

Kimler Sitede?

13 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Yazarlar

  • 1
  • 2
  • 3
Prev Next

Cejna Newroz Pîrozbê!

Cejna Newroz Pîrozbê!

M. Can YÜCE / Bijî Newroz! Öncelikle halkımızın Newroz Direniş Bayramı Kutlu Olsun! Newroz, Direniştir; zalime, zulme, sömürgeciliğe ve despotizme karşı direniş ve zaferi simgeliyor! Newroz, aynı zamanda, Mazlum Doğan’la birlikte çağdaş, devrimci,...

Devamını oku...

Şırnak- Roboski Katliamı, TC’nin Kürdist…

Şırnak- Roboski Katliamı, TC’nin Kürdistan Politikasının Özüdür, TC’nin Kürt Halkına Bakışının Sahici Aynasıdır!

M. Can YÜCE / Şırnak- Roboski Katliamı, TC’nin Kürdistan Politikasının Özüdür, TC’nin Kürt Halkına Bakışının Sahici Aynasıdır!Çok açık ki, 35 insanımızın hunharca katledilmesi, ne bir “Operasyon kazası”, ne de bir...

Devamını oku...

Dersim “Özrü”nün Anlamı ve Tutarlı Demok…

Dersim “Özrü”nün Anlamı ve Tutarlı Demokratizim!

    M. Can YÜCE / TC Başbakanı R. T. Erdoğan, Dersim Katliamı üzerine yaşanan tartışmalar vesilesiyle Dersim’de bir katliamın gerçekleştiğini, daha önce açığa çıkan bazı resmi belge ve fotoğrafları göstererek...

Devamını oku...

Süreci Doğru Okumak ve Tanımlamak!

Süreci Doğru Okumak ve Tanımlamak!

M. Can YÜCE / Kürt halkı direniyor, öteden beri bilincinde ve bilinçaltında oluşan temel istemler doğrultusunda önemli bir direnç gösteriyor, bütün bunların ağır bedellerini ödemekten de çekinmiyor… Bu, bir olgu ve...

Devamını oku...

14 Temmuz, Devrimci Çizgi Direnişçiliğin…

14 Temmuz, Devrimci Çizgi Direnişçiliğinin Bayrağıdır!

M. Can YÜCE / ( Bir yıl önce yazdığım makale bugün için de günceliğini koruyor. 14 Temmuz Direnişini bir kez daha selamlıyor, şehitlerini saygıyla anıyorum... 13 Temmuz 2010) 14 Temmuz Ölüm...

Devamını oku...

Seçim Sonuçları Hakkında Kısa Notlar...

Seçim Sonuçları Hakkında Kısa Notlar...

M. Can YÜCE / 12 Haziran Seçimlerine büyük bir anlam atfediliyordu, önemli sonuçları olabileceği vurgulanıyordu. Bir bakıma bu değerlendirmeler boşuna değildi. Egemenler cephesindeki güç dengeleri ve ilişkileri, bunların kaderi ve...

Devamını oku...

Haber ve Makaleler

  • 1
  • 2
  • 3
Prev Next

Şırnak- Roboski Katliamı, TC’nin Kürdist…

Şırnak- Roboski Katliamı, TC’nin Kürdistan Politikasının Özüdür, TC’nin Kürt Halkına Bakışının Sahici Aynasıdır!

 M. Can YÜCE / Şırnak- Roboski Katliamı, TC’nin Kürdistan Politikasının Özüdür, TC’nin Kürt Halkına Bakışının Sahici Aynasıdır!Çok açık ki, 35 insanımızın hunharca katledilmesi, ne bir “Operasyon kazası”, ne de bir...

Devamını oku...

BİZE VURDUKLARINIZ DÖNER SİZİ DE VURUR!

BİZE VURDUKLARINIZ DÖNER SİZİ DE VURUR!

  Dursun Ali Küçük-29-12-2011ORDU BİRKEZ DAHA İNSANLIK SUÇU İŞLEDİ Yeni yıla Türk savaş uçakları, ordu ve hükümetin katliamı, Kürtlere siyasetin fiilen yasaklandığı, parti kapatmanın gündeme geldiği, gerilla güçlerine karşı nokta operasyonları ve...

Devamını oku...

35 kişi toprağa verildi

35 kişi toprağa verildi

  Uludere'nin Ortasu (Roboski) Köyü'nde savaş uçaklarının bombardımanı sonucu katledilen 35 yurttaş Güzelyazı Köyü'nde yan yana açılan mezarlara 30 bini aşkın yurttaş tarafından toprağa verildi.ŞIRNAK - Şırnak'ın Uludere (Qileban) İlçesi'ne bağlı...

Devamını oku...

F-16 bombası!

F-16 bombası!

  Umarız, Uludere'de tarihe düşen 'kara leke', Başbakan Tayyip Erdoğan için yeteri ölçüde uyarıcı olur.CENGİZ ÇANDAR / RADİKAL Türkiye, 2011 yılını kara, kapkara bir leke ile noktaladı. Şırnak Uludere’de ‘İHA’lardan (İsrail yapımı...

Devamını oku...

Kürkçü: Bedelini ödetmeyen namert olsun

Kürkçü: Bedelini ödetmeyen namert olsun

  Roboski Köyü'nde gerçekleştirilen katliam Mersin, Osmaniye ve Hatay'da protesto edildi.Uludere'de gerçekleştirilen katliama tepkiler devam ediyor. Mersin'de ise Akdeniz İlçesine bağlı Güneş Mahallesi'nde bulunan Akdeniz Belediyesi Sosyal Tesisleri önünde bir araya...

Devamını oku...

Kürt hareketinden tepkiler

Kürt hareketinden tepkiler

  (30.12.11) – Türk sermaye devletinin Uludere'de gerçekleştirdiği katliama yönelik tepkiler sürüyor. Kürt hareketi cephesinden yapılan açıklamalarda katliamın “operasyonal bir hata” olmadığına ve planlı olarak gerçekleştirildiğine vurgu yapıldı. KCK: Katliam tamamen planlı KCK...

Devamını oku...

Kürt halkıyla omuz omuza! Katliamcı devl…

Kürt halkıyla omuz omuza! Katliamcı devletten hesap sormaya! - BDSP

  Tarihi Kürt halkına dönük sayısız vahşet ve katliamla dolu olan Türk sermaye devleti, bu kanlı siciline bir halka daha ekledi. Türk ordusuna bağlı savaş uçakları Şırnak'ın Uludere ilçesine bağlı Roboski...

Devamını oku...

Uludere katliamı

Uludere katliamı

  Kuzey Irak sınırında F-16'lar kaçakçılık yapan köylüleri bombaladı. 35 kişi öldü. Sağ kurtulan Servet Encü, "Asker yolumuzu kesti ve bombardıman başladı" dedi.F-16 savaş uçakları, İnsansız Hava Araçları’ndan (İHA) gelen görüntüler...

Devamını oku...

Sarhoş Atlar Zamanı

Sarhoş Atlar Zamanı

Dün dağda öldürülen o insanların sırtına vurdumduymaz politikaların semeri vurulmuş, ne gam!CÜNEYT ÖZDEMİR / RADİKAL Bahman Gobadi büyük yönetmen. Eğer o 2000 yılında Sarhoş Atlar Zamanı adlı filmi çekmeseydi dün dağlarda...

Devamını oku...

Emperyalistlerin desteğinde Kürt halkına…

Emperyalistlerin desteğinde Kürt halkına savaş açtılar…

Gerici savaş ve saldırganlık cephesini durduralım! Sermaye devleti Kürt hareketine yönelik olarak bir dönemdir tırmandırdığı saldırganlığı yeni bir evreye ulaştırmış bulunuyor. Hakkari Çukurca’daki gerilla saldırısının ardından Güney Kürdistan topraklarına yönelik kapsamlı...

Devamını oku...

Van'da depremin bilançosu ağırlaşıyor...

Van'da depremin bilançosu ağırlaşıyor...

Halk yaralarını kendi sarıyor!< (24.10.11) - Van'da dün meydana gelen 7.2 büyüklüğündeki depremin ardından ortaya çıkan yıkımın bilançosu her geçen saat büyüyor. Merkez üssü Van'ın Erciş ilçesi olan ve bölgedeki 13 ilde...

Devamını oku...

Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan, Hüseyin İnan…

Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan, Hüseyin İnan'ı Saygıyla Anıyoruz!

Devrim davası bu ülkede onlar gibi yiğit, fedakar ve adanmış devrimcilerin omuzlarında büyüdü, bugünlere taşındı!... Mare nostrum En uzun koşuysa elbet Türkiye’de de devrim O, onun en güzel yüz metresini koştu En sekmez lüverin namlusundan Fırlayarak... En...

Devamını oku...

“İki dünya, bu büyük mücadelede karşı ka…

“İki dünya, bu büyük mücadelede karşı karşıya duruyor”

V. I. Lenin İşçi yoldaşlar! Bütün ülkelerin işçilerinin bilinçli bir hayat için uyanışlarını; insanın insana zulüm ve baskısına karşı mücadelede, milyonlarca emekçiyi açlık, yoksulluk ve rezillikten kurtarma mücadelesinde birlik...

Devamını oku...

1 Mayıs’ın kökenleri nedir? - Rosa Luxem…

1 Mayıs’ın kökenleri nedir? - Rosa Luxemburg

Bir proleter bayram gününü, sekiz saatlik iş gününü elde etme aracı olarak kullanma düşüncesi ilk kez Avustralya’da doğdu. Avustralyalı işçiler, 1856’da, sekiz saatlik işgünü lehinde gösteriler yaparak,...

Devamını oku...

1 Mayıs’ta mücadele alanlarına!

1 Mayıs’ta mücadele alanlarına!

İşçiler, emekçiler!   İşçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü 1 Mayıs yaklaşıyor. İşçi sınıfı ve emekçiler bu yıl da dünyanın dört bir yanında baskı, sömürü ve kölelik...

Devamını oku...

30 Mart 1972 Kızıldere direnişi!

30 Mart 1972 Kızıldere direnişi!

Devrime adanmışlığın ve siper yoldaşlığının manifestosu! Türkiye’de ‘60’lı yıllar sosyal-sınıfsal hareketliliğin kabardığı, gençlik hareketinin de yığınsal ve devrimci şiarlarla boy gösterdiği bir dönem oldu. Dönem içerisinde sol hareket de...

Devamını oku...

SAVAŞA SEYİRCİ KALMA AYIBI

SAVAŞA SEYİRCİ KALMA AYIBI

Sadık Varer - Diyelim ki ‘mahallenizde’ bir çatışma var. Çatışan gruplardan biri zayıf diğeri güçlüdür. Bu durumda, vicdanınızın sesine uyup zayıfın yanında yer almak isteyebilirsiniz, ama akılcı...

Devamını oku...

DEVRİMCİ DEMOKRAT AVUKATLAR GRUBNUN İSMA…

DEVRİMCİ DEMOKRAT AVUKATLAR GRUBNUN İSMAİL BEŞİKÇİ NİN DAVASINA İLİŞKİN BASIN AÇIKLAMASI

Anayasa’nın 11.,15. 25.,26.ve 90/ son maddesi yanında, iç hukukun zorunlu bir parçası ve bağlayıcı üst norm durumunda olan Avrupa İnsan Hakları sözleşmesinin 10.maddesi,İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 19.maddesi,Kişisel ve...

Devamını oku...

“Irkçı Değilim Ama…”

“Irkçı Değilim Ama…”

İsmail Beşikçi / 25 Mart 2011 günü, Ankara’da, İnsan Hakları Derneği tarafından, “Medya’da Irkçı-Ayrımcı Söylemler ve Türkiye’de Irk Ayrımcılığı Mevzuatı” konula bir konferans düzenlendi. Konferans, TMMOB İnşaat Mühendisler Odası’nda...

Devamını oku...

ÖZGÜR GAZETECİLİK

ÖZGÜR GAZETECİLİK

Sadık Varer / Rivayet odur ki, 3400 yıl önce Mısır’da yaşanan kimi olaylar bir tablet üzerine yazılır ve halkın bilgisine sunulurmuş. Bu tableti dünyanın ilk gazetesi sayanlar da vardır, fakat...

Devamını oku...

Osmanlı İmparatorluğu’ndan T.C.ne milliy…

Osmanlı İmparatorluğu’ndan T.C.ne milliyet, inanç ve Koçgiri–Dêrsim’de mecburi iskanlar

Mart 1917 Kürdistan’da, Kafkaslarda, Mesopotamya’da Osmanlı Ordusu’na bağlı güçler. Haritadaki askeri tanımlar en sona yerleştirilmiştir. Bizanslılar döneminde Kürdistan’dan diğer coğrafi alanlara doğru sürgünler, mecburi iskanlar gerçekleştirilir. Bizanslılardan nüfus mühendisliğini öğrenen osmanlılarda...

Devamını oku...

Beşikçi: Demokratik Özerklik Kürtlere bi…

Beşikçi: Demokratik Özerklik Kürtlere bir statü sağlamıyor

En son "Kürdistan" dediği için Türk mahkemesince yine cezaya çarptırılan Sosyolog İsmail Beşikçi, Öcalan'ın, devletle yürüttüğü görüşmelere bir heyetle girmesini ve bunun için şartlarının düzeltilmesini istedi. Türk hükümetinin ve devletinin...

Devamını oku...

Öcalan bana değil yandaşlarına seslensin…

Öcalan bana değil yandaşlarına seslensin

TAK'IN tehdit ettiği ünlü Kürt sanatçı Şivan Perwer Taraf ’a anlattı: Kendisi dışındaki görüşlere hayat hakkı tanımamış bir partinin, kendisine boyun eğmeyen bir sanatçıyı hedef yapması şaşırtıcı...

Devamını oku...

Bijî 8 Adar!

Bijî 8 Adar!

Emekçi kadınlar başta olmak üzere dünya kadınları, 8 Mart Emekçi Kadınlar Gününü kutluyor, kendi sorunlarını tartışıyor, çözüm yolarını öneriyorlar. Kuşkusuz bütün kadınların bu konuya bakışları ve çözüm ...

Devamını oku...

KORKUNUN VE YABANCILAŞMANIN ÜZERİNE GİDEBİLMEK…[1]

AddThis Social Bookmark Button

SİBEL ÖZBUDUN

“Kendi kafanla

düşünmesini öğrenmelisin.”[2]

 

1) Neo-liberal saldırılarla birlikte toplumun tamamı bundan nasibini alırken en çok da gençlik, özellikle öğrenci gençlik etkilenmiştir. Bu etkilerin gençlik üzerindeki yansımalarını nasıl değerlendirebiliriz?

 

 

Neo-liberal politikalardan en fazla toplumun en kırılgan kesimlerinin, göçmenlerin, etnik azınlıkların, kadınların ve gençlerin etkilendiği doğru. Özellikle de çalışmaya yeni başlayacak gençler… Onların büyük çoğunluğunu uzun süreli ya da kronik bir işsizlik değilse eğer, düzensiz, düşük ücretli, örgütlenmenin, sendikalaşmanın neredeyse tümüyle olanaksızlaştırıldığı, taşeron işler bekliyor. Üstelik de işsizlik ölümündense sıtmaya razı edildiklerinden, bu tip işler için birbirleriyle kıran kırana rekabet etmek zorunda bırakılıyorlar.

Geçmişteki örgütlü sınıf mücadelesi deneyimlerinden yoksun oldukları, istikrarlı bir istihdamdan yoksun oldukları -bunun için aynı işyerinde çalışsalar bile, örneğin sık sık görev ya da yer değişikliğine uğratılıyorlar- ama en çok da işsiz kalmaktan korktukları için hak mücadelesine de girişemiyorlar.

Öğrenci gençliğin durumuysa, bir başka vahimlikte: hızla piyasalaşan (yalnızca finansmanı açısından değil, aynı zamanda içerik ve işleyiş açısından da) bir öğrenim sistemi içerisinde, mezun olduklarında kendilerini bekleyenin uzun süreli bir işsizlik olduğunu bile bile, sürekli katlanan harçların basıncı altında, dolap beygiri gibi koşuldukları iki vize bir final kıskacında sürdürmeye çalışıyorlar nafile öğrenimlerini. Çarpıcı bir örnek vereyim: Türkiye’de üniversite sayısı (vakıf + kamu) 2002 yılında 72 ya da 73’tü. Bugün bu sayı 150’ye yaklaştı, ama bütçede yükseköğrenime ayrılan pay, aynı kaldı. Bazı üniversiteler, bulundukları ildeki devlet dairelerinin bir-iki odasında sürdürüyorlar programlarını - henüz doktoralarını tamamlamamış hocaların elinde… Daha fazla söze hacet var mı?

 

2) Neo-liberal politikaların da etkisiyle gençliğin evde, okulda, işte bir bütün olarak hayatında korku imparatorluğu ile sarmalanmış olmasıyla; oluşturduğu 'itaatkâr yaşam'ı nasıl yorumluyorsunuz?

 

Sözünü ettiğiniz “itaatkâr yaşam”ın bir ayağı Orwell’varî bir “Büyük Birader toplumu”na, hepimizin Kafka’varî bir “neden-nasıl-niçin’ini bilmeksizin her an gözaltına alınabiliriz,” duygusunu içselleştirmiş olmamıza dayanıyorsa eğer, -özellikle gençlik üzerinde etkili olan- bir ayağı da tüketim toplumunun kıskacıdır. Neo-liberal distopya, hepimize, uysal, sorgulamasız, itaatkâr tüketiciler olmamızı talep ediyor. Son çıkan ipad’i edinmek, kişi için, örneğin yeryüzündeki yaşamı yok edecek küresel iklim değişikliğinden, dünya nüfusunun yarıya yakınının açlık tehdidiyle karşı karşıya olmasından, ne bileyim bu ülkede Kürt çocukların göç etti(rildi)kleri illerde yaşamlarını atık kağıt toplayarak sürdürmek durumunda kalmalarından daha acil ve önemli görülüyorsa eğer; yalnız korku üzerinde değil, yabancılaşma üzerinde de konuşmamız gerekiyor demektir. Çünkü korku ve yabancılaşma, bir kısır döngünün birbirlerini besleyen uçlarıdır.

Aslına bakarsanız, korkmamak, korkuyu yenmek, son derece kolaydır. Yeter ki, insan olduğumuzu ve bunun koşulunun da her insan yarasıyla kanamak olduğunu hatırlayalım…

 

3) Politize olmuş günümüz gençlerinin Kemalizmin boyunduruğundaki siyasetlerde kümelenmesini nasıl izah edebiliriz?

 

“Yeterince politize ol(a)mamaları” desek? Sanırım sorunuzun ima ettiği sorun, genç insanların çoğunun “politizasyonu”nun belirli ezberler ve kolay erişilebilen malûmatlar üzerinden gerçekleşmesi: TV, facebook, twitter vb. çoğunlukla konfeksiyon fikirlerin insanların kafalarına aktarıldığı ortamları oluşturuyor.

Oysa politizasyon, mutlaka ve mutlaka kişinin kendisiyle yüzleşmesini, derin bir hesaplaşmayı, acımasız bir (öz-)eleştirelliği içermelidir. Bir bakıma kendisine, yaşamı boyunca sahip çıkacağı bir hat seçmesini içeren bir taahhüdü… Bunun için de siyasallaşmasını koşullayan terimleri içselleştirerek kendisinin kılması, onlara “angaje olması”nı gerektirir. Şöyle bir örnek vereyim mi? Bizim kuşakta “sosyalist” olmayı seçenlerimiz, lise talebeleriyken yaptığımız eğitim çalışmalarında Marx’ın Kapital’ini anlayabilmek için kafa patlatırdık.

Günümüzde “politizasyon” olarak adlandırılan süreçlerin pek de böyle olmadığını, kısa vadeli “dolduruşlar” üzerinden yürüdüğünü gözlemliyorum…

 

4) 68 devrim kuşağından günümüze kadar gelişerek değişen sistematik saldırılara karşın sosyalist gençliğin sağlamlıkla koruyabildiği yönleri neler sizce?

 

Aslına bakarsanız bugün sosyalist olmak ve daha önemlisi öyle kalmak, benim kuşağıma göre çok daha zor. Çünkü nihayetinde, 1970’lerde hem dünyada hem de bu ülkede sosyalizm hegemonik bir düşünce ve eylem biçimiydi. Bu bakımdan, kayıtsız, gününü gün etmeye bakan, tarikatların etkisi altındaki ya da şövenizme kendini kaptırmış kuşağının karşısında akıntıya kürek çeken devrimci gençlerin inadına, ısrarına hayranım.

 

5) Sizin L. Amerika devrimleri üzerine çalışmalarınızı biliyoruz. Tavsiyeleriniz üzerine Türkiye ve Kürdistan Gençliği oradan ne gibi dersler çıkarabilir?

 

Kimseye “tavsiye”de bulunacak bir konumda görmüyorum kendimi. Ama Latin Amerika’da tanığı olduğum(uz) mücadele tarihinde bana en çarpıcı gelen birkaç yönü şöyle sıralayabilirim:

* Mücadelenin süregenliği: Hiçbir kuşak tarihi kendisiyle başlatmadığı gibi, içerisinde yer aldığı mücadelenin tarihinin bir unsuru olduğunun bilincindeler.

* Yaratıcılık: Buna karşın, kendilerini kalıplara teslim etmeden, “zamanın ruhu”na, gereksinimlerine uygun olarak farklı mücadele biçimlerine, esnek bir biçimde başvurabiliyorlar. Ne “eski” bir biçimi kutsadıklarına, ne de bütün “eski” biçimleri sıfırlayıp “yeni”yi fetişletirdiklerine tanık oldum.

* Farklı biçim ve ifadelere saygı: Tıpkı bizde olduğu gibi, Latin Amerika ülkelerinde de farklı siyasal hatları, mücadele biçimlerini benimsemiş gruplar var. Ancak birbirlerini “rakip” değil, “müttefik” sayıyorlar ve eleştirilerinde oldukça özenli bir dil kullanmaya gayret ediyorlar.

 

6) Hâli hazırda yaşadığımız devrim sürecine gelirsek. İşsizlik, baskı, yıllara dayanan sorunların çözümsüzlüğü Ortadoğu ve Afrika’da halk isyanlarına Yunanistan, Fransa gibi Avrupa ülkelerinde ise devasa eylemlilikleri yaratıp-taşıyabilen gençliği bizim coğrafyamızda neden ayaklarının üstünde duramıyor?

 

Size ilginç bir şey söyleyeyim mi? Ben sizin kadar “umutsuz” değilim. Son yıllara bakıldığında gerek Kürt coğrafyası, gerekse Batı’nın son derece gözükara eylemliliklere sahne olduğunu görmemek mümkün mü? Hele ki gösterilere, protestolara, mitinglere katılan, polis saldırılarına pabuç bırakmayan genç kadınların sayısının katlanması, daha da umutlandırıyor beni.

Evet, şimdilik sayıca azız, hele ki Batı kesiminde…

Ama “demir cendere” giderek sıkışıyor. Bu topraklarda ekmek giderek küçülüyor, özgürlükler giderek daralıyor. AKP “F-tipi devlet” tahayyülünü hayata geçirme konusunda toplumu zorlarken, toplumun en duyarlı kesimi olan ve bu partinin uygulayıcısı olduğu Neo-liberal rejimin geleceksizliğe mahkûm ettiği gençliğin saflarında tepkiler birikiyor.

Bu birikim, er geç kapsamlı bir “Edi Bese!/Yetti Artık!” eylemselliğine dönüşecektir. Sanırım bugünün devrimci gençleri, kendilerini yakın gelecekteki bu eşiğe hazırlamalı.

 

7) Özgürlük mücadelesinin yanında sosyalizm mücadelesi de veren biz gençlere ne gibi tavsiyeleriniz olur?

 

Tekrar ediyorum, kendimi hiç kimseye “tavsiye”de bulunacak bir konumda görmüyorum. Kişisel tavrımı paylaşabilirim yalnızca; o da düşünen aklın kötümserliği ile çarpan yüreğin iyimserliğini bir arada sürdürmek… hayatın hem eleştirel izleyicisi, hem de etkin, dönüştürücü aktörü olmak… bize dayatılan “hazır giyim” duygu ve düşüncelere prim vermemek… çevremizi saran yabancılaşma ve korkunun üzerine gidebilmek… ve hepimizin içindeki o sorgulayıcı, başkaldıran, statükoya boyun eğmeyen çocuğun peşinden gitmek… Hepsi bu. Basit, değil mi?

 

8) Bize gösterdiğiniz samimi ilgi ve ayırdığınız vakit için teşekkür ederiz.

 

Esas ben sizlere teşekkür ediyor, dayanışma duygularımı dile getiriyorum.

 

3 Mart 2011 16:45:18, Ankara.

 

N O T L A R

[1] Newroz, Yıl:5, No:167, 23 Mart 2011…

[2] Umberto Eco.

 

Önerdiklerimiz

Belge: 1 BAŞKANLIK KONSEYİNE, Arkadaşlar, Uzun süredir size kapsamlı bir rapor yazma ihtiyacındaydım. Ama bir yandan bazı gelişmelerin biraz daha netleşmesini bekledim, bir...
Kısa Açıklama: Aşağıda okuyacağınız mektup ve raporlar, 1999 yılında yazıldı. Bir döneme tanıklık etmektedir. Bu belgeler, İmralı sürecinin o günkü koşullarda...
Aşağıda okuyacağınız yazı, yaklaşık 20 yıl önce yazılan "Diyarbakır Zindan Direnişi" adlı kitaptan alınan bir bölümdür. Virgülüne dahi dokunmadan olduğu...
Cemil Gündoğan imzasıyla “Kawa Davası ve Kürtlerde Siyasi Savunma Geleneği” adlı kitap Vate Yayınevi tarafından yayınlandı. Kitabın adının ikinci bölümü...
Gece karanlıktı, zifiri karanlık. Hava ağırdı. Teslimiyet ve ihanet kol geziyordu. Daha çok da zindanın üzerine çökmüştü. Sadece gece değil,...

Önerdiklerimiz 2

M. Can YÜCE / Bugün 14 Temmuz Büyük Ölüm Orucu Eyleminin on yedinci yıldönümü. Değerlendirmeme başlarken öncelikle bu büyük...
Aşağıda okuyacağınız yazı, yaklaşık 20 yıl önce yazılan "Diyarbakır Zindan Direnişi" adlı kitaptan alınan bir bölümdür. Virgülüne dahi dokunmadan olduğu...
Gece karanlıktı, zifiri karanlık. Hava ağırdı. Teslimiyet ve ihanet kol geziyordu. Daha çok da zindanın üzerine çökmüştü. Sadece gece değil,...
Not: 10 yıl önce kaleme alınan bu değerlendirmenin bugün için de geçerli olduğuna inanıyoruz. Sosyalistê Şoreşger,12 Eylül 2008 ÖnsözAşağıda okuyacağınız...

Kitap

Romana "Kela Hawaran" ya Zeynel Abidîn derket... Romaneke Zîndana Amedê ya bi navê Kela Hawaran ji nav Weşanxaneya Han ya li Berlîn...
"Pîr Sûltan Evdal im, ez bi peyman im" KNN/Pirtûk/ Dîwana hozan û feylesofê mezin yê ji warê bakûrê Kurdistanê Sêwasê...
Pírtûk-Roman/ Van roja Weşanxana DENG beşa duda ya romana Eskerê BOYÎK a nû XERÎBÎ weşand. Beşa ewlin: XEZEBA XWEDÊ, GUNDÊ...
Min ji bêriya te paywend kevin kirin/ Ahmed Arif Kurdistan News-KNN /Pirtûk/ "Krîvo, wilo binîvs rewşên min / Rêwayet tê...
Kurdistan News -KNN/ Roman/ SÎMYAGER, PIRTÛKA KU KARWANIYEKÎ EW ANÎBÛ, girt destê xwe. Bergê pirtûkê tunebû, lê dîsa jî wî...