II.Abdülhamid, II.Meşrutiyet, Kürdler ve Ermeniler
1- 1 Eylül 1916 genel durum. Doğu Bürosu tarafından hazırlanan harita. Osmanlı Ordusu tarafından soykırıma uğratılan Kürd ve Ermeni halklarının yaşadıkları coğrafyada savaş güçleri, taraflar.
Sultan II.Abdulhamid
Sultan Abdulhamid osmanlıyı ayakta tutabilmek, sömürgelerin özgürleşmesini engellemek için Pan-İslamizm siyasetini benimser. Padişah olarak askeri gücünü, Halife olarak dini yetkilerini kullanarak Pan-İslamizm ideolojini Kürdistan’da yeşertmeye çalışır. Pan-İslamizm bayrağı altında Kürdistan’da Muhamedi Şeyhliği güçlendirmeye karar verir. İslam bağnazlığını körüklemek için imparatorluk kadrolarını seferber eder. Muhamedi olmayan Kürdü şiddetin değişik yöntemleriyle zorla Muhamedileştirecektir. Muhamedi-Kürt birliği yaratmayı amaçlar. Niye?
II.Abdulhamid, Hristiyanları kapsayan reformlara karşıdır. Onun projesiyle Kürdistan’daki Şeyhlik kurumu reformlar için mücadele eden Hırıstiyan inancından olan ulusları ezmek için araç haline getirilecektir. Hristiyanları kapsayan reformlar farklı dini inançlardan olan Kürdleri kapsamazlar. O, kendi özel kadroları aracılığıyla Kürdleri fanatikleştirip, yönlendirip Hristiyan-Mesihi inancından olan halkların yerleşim birimlerine saldırtarak reformların uygulamaya konmamalarını sağlamak amacındadır. Dini farklılıkları kullanarak, çelişkileri körükleyerek komşu ulusları birbirlerine kırdırtmayı hedefler.
O, kendi enerjisini, zamanını harcamadan, kadrolarını kullanmadan reform isteyen halkları kürdlerin eliyle cezalandırarak, öldürterek, kaçırtarak onlardan kurtulmak ister. O, kendisini işlenecek toplu cinayetlerin planlanmasından, işlenmesinden habersiz, ilgisiz gösterecektir. Suçlu, sorumlu olarak Bab-ı Ali yerine Kürdistanlıları tarih sayfalarına yazdıracaktır. Hristiyan dünyasını antikürd yapacaktır. Kürd ulusunu bölgede ve dünya da yanlızlaştıracaktır.
II.Abdulhamid öncesi padişahlar döneminde Kürd beyliklerinin onbinlerce askerden oluşan askeri seferlerle etkisiz kılınmaları, güçten düşürülmeleri, bölünmeleri Kürd bağımsızlık istemini yok etme amacını taşır. Bu seferlerle önemli Kürd bağımsızlık merkezleri mahvedilirler. II.Abdulhamid kendisinden önceki padişahların zülmüne uğrayan siyasi-idari otorite yerine, dini otoriteyi, Kürd şeyhlerini güçlendirmeyi hedefler. Kendisinin istemi, bütün Kürdlerin islamın şiddetiyle dönmeleri, Muhamedileşmeleri. Muhamedi dini sayesinde de Muhamedi işgal imparatorluğuna, yani kendisine bağlanmaları.
O, İslami-Muhamedi bir din imparatorluğu oluşturmak ister. Muhamedi inancını afyon, uyuşturucu gibi kullanacak, insanları yönlendirecek, karşı karşıya getirecektir. Ona göre, Kürdistan’da, Kürd Şeyhleri öncülüğünde Muhamedi ideolojik fanatizmini canlandırmak, halklararası düşmanlıkları oluşturmak, geliştirmek gerekir. Bu gelişmeyle Türk-Muhamedi imparatorluğunun doğu temeli güçlendirilecektir. Kürdleri din sopasının şiddeti altında yönlendirmek, ulusal hislerden, isteklerden, amaçlardan koparmak, uzaklaştırmak imparatorluğun Asya ayağını koparmayacaktır. Kürdü siyasal, sosyal, kültürel bilinçsizliğe doğru yönlendirmek, hafızaları silmek halifeliğe kul olma zeminini hazırlayacaktır. Kullaştırılan Kürd, imparatorluğu savunmayı, korumayı temel görev olarak alğılayacaktır. Kürdü ulus-devlet isteminden uzaklaştırmak, Kürdistan’ı coğrafi haritadan silecektir. Kürd ulusunu tümüyle Muhamedileştirip, ümmet afyonuyla sersemletmek, süreç içinde Kürdü özünden koparıp, Türkleştirecektir. Kürd bağımsızlığı idealini bir daha canlanmamak üzere gömecektir.
2-Soykırımların tanıgı Kürd kadını travmalarıyla birlikte yaşar. Kürd asil duruşunu kaybetmez. Ulusunun fertlerine yapılanları unutmaz ve suçluları anlatmaya devam eder.
II.Abdulhamid’in imparatorluğu yönetme projeleri Kürdler ve Kürdlerle komşu olan halklar için yaşamsal, ölümcül önemler taşırlar. O, kürd sosyal yapısının, kürd kurumlarının işleyişlerini bilir. Amaçlı olarak Kürd şeyhlerini himaye etmeyi planlar. Kürd şeyhlerinin dini-idari ağırlıklarından faydalanmayı hedefler. Ona göre, Kürd Şeyhi, dini konumu, görevi üzerine aşiret reisliği ve beylik ünvanlarının kendisine sundukları hakları kullanmalıdır. Birbirleriyle barışık olmayan aşiretleri, şahsiyetleri Osmanlı hilafetinin geleceği, hilafete hizmet adına barıştırmalıdır. Çevre yerleşim birimlerinde bulunan bütün aşiret reisleri silahlı kuvvetleri ile birlikte kendisinin emri altına girmelidirler.
Şeyh onlara, Osmanlıyı kabulü, benimsemeyi, sevmeyi öğretmelidir. Kürdlerin Osmanlı İmparatorluğu idaresine yönelik sahip oldukları güvensizliği, tepkiyi, reddi, düşmanlığı, sevgiye, dostluğa, kabule, entegre olmaya döndermelidir. Kürdler arasında ulusal, siyasal, kültürel birliği oluşturmamalıdır. Kürdlere, II.Abdülhamid’i Tanrı’nın yeryüzündeki elçisi olarak sunmalıdır. Onun esas hedeflerini Tanrı’nın emirleri, istemleri olarak anlatmalıdır. Abdülhamid’in “kafirleri” soykırıma uğratma fetvalarını dinlemelerini, istenilenleri yapmalarını tavsiye etmelidir. Fetvalarıyla Kürd Muhamediler ve diğer inançlardan olanlar arasında boğazlaşma zeminini hazırlamalıdır. Soykırımları başlatmalıdır. Kürdistan coğrafi, fiziki, ekonomik, nüfus olarak bitmeli. İşgalci imparatorluk ise yaşamalıdır!
II.Abdülhamid, Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde var olan reform çabalarını ve hareketlerini boğar. Reform hareketleriyle herhangi bir şekilde ilişkisi olmuş olan bütün şahısları her konuda acımasızca baskı altına aldırtır, işkence yaptırtır, hapsetirir, sürdürür, öldürtür. Osmanlı şiddetini bütün halklara, bütün sınıfların mensuplarına uygulatır. Osmanlı da daha önce olmayan kendisine özgü olan casusluk şebekesi ağını oluşturur. Bir gün önce kendisine haber taşıyan, ya da kendisiyle çalışanı bir gün sonra hapsettirerek, sürdürerek, öldürterek yeni bir gelenek oluşturur. Korku, tedirginlik, güvensizlik, işkence, sürgün, hapis, kaybedilme, ölüm imparatorluğunu yönetir.
O, hedef aldığı insanlara, halklara yönelik geliştirdiği komplolarla da farklılığını kanıtlar. Komploculuk kendisine özgü idare etme, çalıştırma, etkisiz kılma, gözden düşürme, cezalandırma tarzıdır. Annesi Ermeni olmasına, değişik halklardan paşalar olmasına rağmen, O, belirli bir kesimden gelen ordu mensuplarına yaslanır. İmparatorluğun değişik sınıflardan kulları kendilerini, geleceklerini onun yönetim şekline uyarlayarak var olan olanaklardan faydalanarak halkları ezmeye başlarlar. Bu kesimler, onun gibi bir soykırımcının liderliği altında “Türk milletini” temsil ederler.
Menkul ve gayrimenkul zenginliklerin sahipleri "Türk olmayan" halklardırlar. Sanayii ve ticaret de onların yönetimindedir. İmparatorluğu idare edenler ve onların çevreleri kendi mali, ekonomik sıkıntılarını, sorunlarını imparatorluğun "Türk-Muhamedi olmayan" halklarının omuzlarına yüklerler. II.Abdülhamid’le birlikte “Türk Muhamedi” idareci unsur, diğer halkları oluşturanlarsa “Türkü” besleyenlerdirler.
II.Abdülhamid döneminde “yöneten Türk” ekonomik, kültürel, sosyal, dinsel ve siyasi düşmanlıklarla donatılmış olarak, halifenin soykırımcı, despotik şemsiyesi altında kımıldamaya başlar. "Türk-Muhamedi olmayan" imparatorluk kullarına karşı varlığını kanıtlamaya, etkisini göstermeye kalkışır. “Yöneten Türk”ün ataklarıyla, Hristiyanlara yönelik reformlar, "Türk-Muhamedi" olmayanların hakları, can güvenlikleri tehlikeye girmeye başlar.
“Pan-İslamizm Halifesi” ünvanlı despot, türk halkı açısından da tehlikelidir. O, Türklerin çıkarlarını koruduğu imajı yaratarak, kendisini onlara kabul ettirir. Reform isteyen, eşit vatandaşlık iddiaları olan halklara yönelir. Onları göçerterek, sürerek, hapsederek, öldürterek, teslim alarak, Muhamedileştirerek imparatorluğunu diğer imparatorlukların baskılarından kurtarmayı hedefler.
Kürdler gibi bağımsızlık hedefleri olan halkları tümüyle imha etmeyi planlar. Kürdleri “Yeşil İslam-Muhamedi Cübbesi” altına sokarak, Kürd ulusunu Osmanlı Şeyhülislam kurumunun denetiminde iki ucu keskin bir baltaya döndermek ister. Balta hem kendisini tutanın, hem de hedef alınanın canını alacaktır. O, kendi özel ajanları vasıtasıyla Kürdü komşu halklarla kavgalı hale getirip, ulus olarak güçten düşürecektir. Muhamedi bayrağı altında toplayacağı Kürdü İran’a karşı kullanacaktır. Ermeni ve Kürdleri karşı cephelere yerleştirmeyi başardıktan sonra, Ermenileri fiziksel yönden, Kürdleri de hem ulusal bilinç, hem de fiziki olarak yok edecektir.
Onun oluşturduğu, geliştirdiği “Türk-Muhamedi” bağnazlığı, halkların birbirlerini yok etmeleri hedefi üzerine inşa edilir. II.Abdülhamid’in Kürdistan’da, Kafkasya’da, hedeflerine varmak için vaad ettiği manevi tatminler, askeri, ekonomik ve siyasi ayrıcalıklar Kürdlerle birlikte komşu halkların da ulusal, fiziksel anlamda yok oluşlarını getirecektir.
O, bir yanda panislamizm kartını kullanırken, diğer yanda da askeri önlemler almaya gider. Erzurum, Van, Bitlis ve Diyarbekir vilayetlerinde “Osmanlı Hamidiye alayları”nı oluşturur. Hamidiyeler, sadece kürdlerden değil diğer halklardan da oluşurlar. Araplar, Azeriler, Çerkezler, Türkmenler. Hamidiyeler, İmparatorluğun resmi silahlı askeri gücüdürler. O güne göre modern olan silahlarla donatılırlar. Yüksek rütbeli alman generalleri onları askeri alanda eğitirler. En alt rütbeden generalliğe kadar askeri bir hiyerarşi mevcuttur. Çok küçük, küçük, büyük aşiret reislerine askeri rütbeler ve nişanlar takılır.
O, Kürd sosyal yapısını, birliğini parçalamak ister. Kürd toplumundaki hiyerarşik yapıyı hedef alır. İmparatorluğunun geleceğini garantiye almak için Kürd beylerini dinlemeyen, öngörüye sahip olmayan kişileri rütbelerle, nişanlarla kürdlerin ve komşu halkların karşısına çıkarır. Uygulanan taktikle kürd vilayet sınırları içinde ağa, paşa sayısı fazlalaştırılarak Kürd ulusu içinde iç çelişkiler canlandırılır. Huzursuzluk, tedirginlik, güvensizlik, çatışmalar geliştirilir. Küçük ağanın, büyük ağayı, ağanın, beyi dinlemediği, saymadığı, karşı çıktığı bir ortamda Kürdün toplumsal hukuğu işlemez hale gelir.
Ufak aşiretlerin büyüklere, beylere karşı güç haline getirilmeleriyle, Kürd beylerinin amaçlarından olan Kürdistan’ın bağımsızlığı süreç içinde unuturulacaktır. Kürd ulusal hedeflerinin yerini, hamidiye paşalarının bireysel hedefleri alacaktır. Egoları tatmin edilen, yönetilme yerine, yönetmeye başlayan Kürd, tek güç olma istemiyle toplumsal, ulusal açıdan hatalı kararlar alacaktır. Kürdistan’da var olan sosyal yapı sarsılıp, darbelenecektir. Kürd ulusal anlamda güç, güven, sevgi, dayanışma ve toplumsal hedeflerini kaybetmeye başlayacaktır. Toplum olarak her konuda sarsıntılar geçirecektr.
- Önceki
- Sonraki >>


