Sunday, 20 May 2012

Kürt hareketinden tepkiler

AddThis Social Bookmark Button

 

5047f878e0(30.12.11) – Türk sermaye devletinin Uludere'de gerçekleştirdiği katliama yönelik tepkiler sürüyor. Kürt hareketi cephesinden yapılan açıklamalarda katliamın “operasyonal bir hata” olmadığına ve planlı olarak gerçekleştirildiğine vurgu yapıldı.

KCK: Katliam tamamen planlı

KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı katliamla ilgili dün yazılı bir açıklama yaparak saldırının tamamen planlı ve hedefli olduğunu belirtti. Açıklamada, olayın salt herhangi bir birimin gerçekleştirdiği bir katliam değil, tamamen bir koordinasyon ve emir-talimat düzeni içerisinde ABD’nin istihbarat ve teknik desteğiyle, AKP devletinin talimatıyla gerçekleşmiş bir katliam olduğu vurgulandı.

Yaşanan bu olayla ilgili Türk burjuva basınının sessiz kalmasının emir-talimat düzenine göre çalışıldığını ortaya koyduğu belirtilen açıklamada, basının yaşananları TSK’nin açıklamasına göre yansıtarak olayın gerçeğini örtme çabası içerisine girdiği ifade edildi.

Olay yerinin “Haftanin-Sınaht bölgesinde ve PKK’nin ana kamplarının bulunduğu bir yer” olmadığı bildirilerek, söz konusu bölgenin sınırın sıfır noktasında olduğu ve katliamın daha çok Türkiye tarafında gerçekleştirildiği belirtildi.

Devletin “operasyonal hata” ifadelerinin gerçek olmadığına vurgu yapılan açıklamada “Konuya hakim olan herkes bilir ki, gerillalar kervanlar halinde 40-50 katırla bu kış ortasında o alanda hareket etmezler. Olayın bütün boyutları ve TSK’nin açıklamasında kendini ele veren vurguları, bu olayın yurtsever Uludere halkına karşı tamamen bilinçli ve örgütlü bir şekilde tezgahlandığı ve uygulandığı açıktır” denildi.

Başta ABD olmak üzere tüm uluslararası güçlerin utanması gerektiğinden de söz edilen açıklama şu sözlerle noktalandı:

 “Bu temelde başta özgürlükçü Kürt kadını ve yurtsever Kürt gençliği olmak üzere, tüm yurtsever halkımızı, tüm demokratik kurum ve kuruluşları, AKP devletinin vahşetine karşı sessiz kalmamaya, katliamcılardan hesap sormaya ve serhildanlarını yükseltmeye çağırıyoruz”

HPG: Halk hesap sorsun

HPG Komuta Konseyi üyesi Dr. Bahoz Erdal, Genelkurmay’ın yaptığı açıklamayı yalanlayarak “Haftanin’e bağlı Sınaht alanı ile katliamın düzenlendiği yer arasında en az 30 kilometre mesafe bulunmaktadır” dedi.
Katliamın tüm Botan halkına yönelik bir saldırı olduğunu belirterek, katliamın Botan halkının gösterdiği fedakarlık ve direnişe karşı işgalci TC’nin verdiği bir cevap ve Botan halkından intikam alma isteği olduğunu ifade etti.
Erdal şunları söyledi:

“Bu bölgede yaşayanlar başta olmak üzere tüm korucuların da devletin verdiği silahı yüzlerine vurması, bu katliama tepkisini göstermesi gerekmektedir. Başta Hakkari ve Şırnaklı halkımız olmak üzere tüm Kürdistan halkının bu katliam karşısında tepkisini göstermeye, serhildanlarla katliamın faillerinden gereken hesabı sormaya çağırıyoruz”

Demirtaş: Başbakan’ın vicdanı varsa çıkıp özür dilesin

Olayın yaşandığı bölgeye giderek açıklamalarda bulunan BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş açık bir katliam yapıldığını belirtti.

Bölgedeki askerler tarafından köylülerin önünün kesilerek yönlerinin değiştirildiğini, ardından ise uçaklarla bombalama yapıldığını söyleyen Demirtaş şöyle konuştu:

"Kimse kimseyi kandırmasın, açık bir katliam var. Emrini verenler belli, ortadadır. Bunun üstünü örtmek insanlık suçudur. Bunun emrini veren Genelkurmaydır. Kendisi açıklamasında da bunu açıkça ifade etmiştir. Genelkurmayın açıklaması tam bir utançtır. Olay ortadayken, 'PKK kamplarını vurduk' diyor. Başbakanın vicdanı varsa çıkıp özür dilesin”

Ortada acı bir trajedi olduğunu da belirten Demirtaş, güçlü bir duruş sergilenmesi gerektiğini, aksi takdirde katliamın üzerinin örtüleceğini vurguladı.

Kogra-Gel: AKP ve Gülen ittifakının canavarlığı

Kongra-Gel Başkanı Remzi Kartal ise “Bu katliama rağmen hala Kürt halkının yaşadıklarına karşı üç maymunları oynayanlar, hem doğrudan bu katliamların ortağı olacaktır, hemde sessizliğin yarattığı normalleşme nedeniyle giderek olası yeni katliamların da sorumlusu olacaklardır” ifadelerini kullandı.

Bu vahşi sürecin durdurulmamasının felakete yol açacağını belirten Kartal, “Kürt halkına yönelik bu kirli savaşta AKP hükümetine her türlü desteği veren ABD ve AB, doğrudan bu gelişmelerden sorumludurlar. Kürt halkı özellikle ABD nin savaşa verdiği teknik ve istihbari desteğin bilincindedir ve bundan böyle bu durumu kabul etmesi ve sessiz kalması mümkün değildir” şeklinde konuştu.

KJB: Vahşet MGK toplantısında onaylandı

KJB (Koma Jinên Bilind-Yüce Kadınlar Topluluğu) Koordinasyonu tarafından yapılan açıklamada ise ise “Dünyanın gözü önünde yapılan bu mezalimin hesabını faşist Türk devleti ağır ödeyecektir” denildi.

Genelkurmay’ın ‘istihbarat aldık, gerilla grupları sandık’ açıklamasının katliamı gizlemeye dönük alçakça bir gayret olduğuna dikkat çekilen açıklamada şunlar söylendi:

“Katliam kararı MGK toplantısında alınmış ve bu alan özellikle seçilmiştir. Genelkurmaylığın zaten açıklamasını sınır bölgesi, gerilla alanı diyebilmek için belirlenmiş bir hedef seçilmiştir”

Açıklamada, Kürt halkına katliam karşısında sessiz kalan Türk medyasına tutum alma çağrısı da yapıldı.

Kaynak: ANF