“İki dünya, bu büyük mücadelede karşı karşıya duruyor”
V. I. Leninİşçi yoldaşlar!
Bütün ülkelerin işçilerinin bilinçli bir hayat için uyanışlarını; insanın insana zulüm ve baskısına karşı mücadelede, milyonlarca emekçiyi açlık, yoksulluk ve rezillikten kurtarma mücadelesinde birlik oluşlarını kutladıkları gün, 1 Mayıs geliyor. İki dünya, bu büyük mücadelede karşı karşıya duruyor: sermaye dünyası ile emek dünyası, sömürü ve kölelik dünyası ile kardeşlik ve özgürlük dünyası.
1 Mayıs’ın kökenleri nedir? - Rosa Luxemburg
Bir proleter bayram gününü, sekiz saatlik iş gününü elde etme aracı olarak kullanma düşüncesi ilk kez Avustralya’da doğdu. Avustralyalı işçiler, 1856’da, sekiz saatlik işgünü lehinde gösteriler yaparak, toplantılar ve eğlenceler düzenleyerek, hep birlikte bir günlük iş bırakmaya karar verdiler. Bu kutlamanın yapılacağı gün olarak da 21 Nisan tarihi saptandı. Avustralyalı işçiler bu kararı, yalnızca 1856’da uygulamaya niyetlenmişlerdi. Ama bu ilk kutlamanın Avustralyalı proleter kitleler üzerinde çok büyük etkisi oldu, onları canlandırıp yeni bir heyecana yol açtı ve bu kutlamanın her yıl tekrarlanmasına karar verildi.
Fahrettin Petek'e saygi töreni, 3 Ocak 2011, Paris
Dünyanin en seçkin bilimadamlarindan Prof. Fahrettin Petek'in cenaze töreni 3 Ocak 2011 Pazartesi günü Paris'te Père Lachaise Mezarligi'nin krematoryumunda yapilacaktir.
Petek'in 24 Aralik 2010 günü Paris'te tedavi gördügü Paul Brousse Hastanesi'nde 88 yasinda hayata gözlerini yumdugunu asagidaki haberimizle daha önce duyurmustuk.
Daha önce "Fahri Petek: Bir Hayat, Üç Can" adli bir kitap yazmis bulunan M. Sehmus Güzel'in bu aci kayip üzerine gönderdigi "Fahri Petek'in Yolculugu" baslikli yazisini da bu haberin devaminda sunuyoruz.
İnsanca Yaşam Hakkı Mücadelesi İle Dayanışmaya!..
Almanya’nın Bayern Eyaleti’nde değişik iltica yurtlarında kalan 250 ilticacı açlık grevinde.. Almanya; ırkçı, ayrımcı göçmen politikaları ile adeta diğer Avrupa ülkelerinin de rol modeli. Birçok ırkçı politika ve yasanın, laboratuarı işlevini gören Almanya, diğer ülkelerin dikkatle izledikleri, takip ettikleri bir ülkedir. Bu nedenle, ilticacıların başlatmış oldukları toplu direniş, oldukça önemlidir.
Farelerin bulunduğu, hijyenik olmayan yurtlarda tutulan, özel eşyalarını koyacakları kilitli dolapları bulunmayan, karne ile yiyecek alabilen, seyahat özgürlüğü olmayan, aralarında Kürtlerin, Irak, Afganistan, Somali gibi değişik ülkelerden gelenlerin bulunduğu yaklaşık 250 ilticacı yaşam koşullarının düzeltilmesi amacıyla açlık grevine başlamış bulunuyorlar. İlerleyen günlerde sayılarının artacağı da belirtilen açlık grevinin başarıya ulaşması; ellerimizin, yüreklerimizin buluşması ve dayanışması ile mümkündür.
Fransa’da büyük mücadele dalgası ve gösterdikleri / KB
Avrupa burjuvazisi modern revizyonizmin çöküşünden sonra ideolojik alanda başlattığı saldırılarını son 20 yılda pratik alana taşıdı. Bu doğrultuda hükümetler, küreselleşme, rekabet, bütçe açığı, devlet borçları gibi argümanlarla ilişkilendirerek kapsamlı yapısal programlarını uygulamaya soktular. Reform yapma vaadiyle gündeme getirilen bu programlar yoluyla toplumun temel sorunlarını çözebilecekleri iddiasındaydılar. Örneğin, Fransa’da hükümet emeklilik yasasını şöyle sundu: “Gelecek kuşakların emeklilik sistemini korumamız için bu reform gerekli, eğer biz bunu yapamazsak, gelecek kuşaklara karşı sorumluluğumuzu yerine getirmemiş oluruz” (N. Sarkozy).
Yani bu kapsamlı yıkım saldırısı hükümet tarafından “zorunlu bir reform” olarak tanıtıldı. İnsanlara bu şekilde açıklanırsa bu reform desteklenir gözüyle bakıldı. Burjuvazinin bütün propaganda araçları, kitlelerin bilincini bulandırmak amacı ile seferber edildi. İstatistikler de bunun için hizmete sokuldu. Böylelikle Fransızlar’ın çoğunun reformdan yana olduğu ilan edildi. Ama istatistik şirketleri nedense “nasıl bir reformdan yanasınız?” sorusunu hiç sormadılar.


