TEKEL işçilerinden mücadeleyi büyütme çağrısı...
"Sınıf kardeşlerimizi dayanışmaya ve kıvılcımı yangına çevirmeye çağırıyoruz!"
(12.02.10) – Sermaye hükümetinin Başbakanı Tayyip Erdoğan 11 Şubat akşamı Türk-İş bürokratı Mustafa Kumlu'yla biraraya gelerek TEKEL işçilerinin talepleri konusunda son sözünü söyledi. Hükümet, 4/C köleliğinden geri adım atmayacağını açıkladı.
Görüşmenin ardından Türk-İş Genel Merkezi önünde hareketli anlar yaşandı. Direniş çadırlarından çıkarak sloganlar atmaya başlayan TEKEL işçileri Türk-İş'e dönük öfkelerini attıkları “Kumlu istifa!” sloganıyla dile getirdi.
TEKEL işçilerinden çağrı
Bu sırada işçiler ile Tek Gıda-İş'in şube başkanları arasında birçok kez gerginlik yaşandı. Bu gerilimin hemen ardından bir grup TEKEL işçisi, mücadele taleplerini ve sürece ilişkin nasıl bir mücadelenin örgütlenmesi gerektiğini içeren iki ayrı metni Tek Gıda-İş Sendikası yönetimine sundu.
İşçiler göreve çağırıyor...
TEKEL işçilerinin mücadele taleplerini içeren metnin Türkiye genelinde imzaya açılması istendi. Nasıl bir mücadele örgütlenmesi gerektiğinin maddeleştirildiği diğer metin ise konfederasyonlara iletilmesi talebiyle sendika yönetimine sunuldu.
İmza metninde ilk talep olarak 4/C ve 4/B'nin iptal edilmesi istenirken “Herkese iş, tüm çalışanlara iş güvencesi”, “Tüm kölelik ve sosyal yıkım yasaları iptal edilsin!”, “Eşit işe eşit ücret!” talepleri de yer aldı. Metinde ayrıca on binlerin 28 Şubat günü Ankara'da buluşarak taleplerin hayata geçirilmesi talebiyle TBMM'yi göreve çağıracağı söylendi.
Direniş sürecine ilişkin hazırlanan metinde ise şimdiye kadar yapılan eylemlerin yetersiz olduğu ve bu eylemlerin Ankara'da Sakarya Caddesi dışına Türkiye geneline taşınması çağrısı yapıldı. TEKEL işçilerinin sendika yönetimine sunduğu iki ayrı metnin tam halini sunuyoruz:
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ’NE
Ankara
1. TEKEL işçilerinin talepleri kabul edilsin! 4 – C / 4 – B iptal edilsin!
2. Tüm kölelik ve sosyal yıkım yasaları iptal edilsin! (4857 sayılı İş Yasası, SSGSS, Tam Gün Yasası vb.)
3. Herkese iş, tüm çalışanlara iş güvencesi!
4. Özelleştirmeler durdurulsun, taşeronlaştırma, esnek üretim uygulamaları yasaklansın!
5. Sendikal örgütlenmenin önündeki engeller kaldırılsın!
6. Herkese grevli-toplu sözleşmeli sendika hakkı!
7. Sınırsız söz, basın, gösteri ve örgütlenme özgürlüğü!
8. Herkese insanca yaşamaya yeten vergiden muaf asgari ücret!
9. Tüm çalışanlar için genel sigorta (İşsizlik, sağlık, kaza, yaşlılık vb.)
10. Parasız eğitim, parasız sağlık!
11. Eşit işe eşit ücret!
12. Özel İstihdam Bürosu Yasası iptal edilsin!
Bugün milyonlar, açlık ve sefalet içerisinde boğuşmaktadır. Servetle sefalet arasındaki kutuplaşma gittikçe derinleşirken, ezilen milyonların köleliğini daha da derinleştiren yasalar bizzat Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından çıkarılmıştır. Bu yasalar toplam bir sosyal yıkımın önünü açmaktadır. Dolayısıyla İnsanca yaşam ve çalışma şartları yaratılmalıdır.
Yukarıdaki taleplerimiz insanca bir yaşam, güvenli geleceğin asgari zeminidir. Bu nedenle bizler aşağıda imzası bulunan kişiler olarak, 28 Şubat günü on binler halinde Ankara'da buluşarak başta TEKEL işçilerinin talepleri olmak üzere yukarıdaki taleplerin yaşama geçirilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni göreve çağıracağız.
|
SIRA |
AD - SOYAD |
MESLEK |
İMZA |
|
1 |
|
|
|
|
2 |
|
|
|
|
3 |
|
|
|
TEKEL işçilerinden mücadeleyi büyütme çağrısı...
Bizler haftalardır, başkent Ankara’nın göbeğinde 4/C saldırısına karşı direnen işçileriz. Ülkenin dört bir yanından geldik. Her türlü baskı ve engellemelere karşı çadırlarımızı kurarak direnişe başladık. Ankara halkının yoğun ilgisi ve dayanışma ruhu bize ayrı bir güç verdi. Direnişimiz kararlılıkla sürdükçe dayanışma ağı tüm ülkeyi, buradan da tüm Avrupa’yı sardı. Bugüne kadar ezilen, sömürülen milyonlarla önemli bir kardeşleşme süreci yaşadık.
Bizim için 4/ C ölümle eşdeğerdi. Yürüttüğümüz mücadele neticesinde kırıntı bir takım haklar ikram edildi. Ancak biz işçiler 4/C , 4/B ya da daha başka ara formülleri asla kabul etmeyeceğiz. 4/C köleliğini çöpe atmak için “Ölmek var, dönmek yok!” kararlılığıyla mücadelemize devam edeceğiz.
Her türlü baskı, şiddet ve karalamalar karşısında asla boyun eğmedik. Bundan sonra da asla boyun eğmeyeceğiz. Bizler TEKEL işçileri olarak “TEKEL direnişinin kazanımı Türkiye işçi sınıfının kazanımıdır” bakışından hareketle kazanana kadar ölümüne direnişi sürdüreceğimizi ilan ediyoruz. TEKEL direnişinin kazanımı zorlu bir sürecin ürünüdür. 4/C köleliğini dayatanlar bu konuda fazlasıyla kararlı görünmektedir. Dolayısıyla burada iki ayrı sınıfın iradesi çatışmaktadır. Bu çatışmayı mutlaka biz kazanacağız.
Kazanmanın yolu etkili bir eylem süreci ve programıyla doğrudan bağlantılıdır. Yetersiz eylem ve etkinlik biçimleri süreci geciktirmekte, kazanımı zorlaştırmaktadır. Bu nedenle biz TEKEL işçileri süreç içerisinde daha etkili olabilmek adına tartışıp karar bağladığımız eylem ve etkinlik sürecine katkımız olabileceğini düşünüyoruz. Bu görüş ve önerilerimizi sendikalar, meslek odaları, sivil toplum örgütleri, devrimci kurumlar ve duyarlı kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz. Bu önerilerimizi yaşama geçirmek adına tüm toplumsal güçlerden etkin bir dayanışma ve destek talep ediyoruz.
1) TEKEL direnişiyle dayanışmak için ülke genelinde kokart ya da rozetlerin takılması.
2) TEKEL işçileri ve sınıfın diğer unsurlarının taleplerini içeren ve TBMM’ye sunulmak üzere hazırlanan imza metninin tüm ülkede yaygın olarak kullanılması, tüm illerde imza stantlarının kurulması, toplanan imzaların meclise sunulması için 28 Şubat’ta on binlerin Ankara’da buluşması. Sadece Türkiye’deki duyarlı toplumsal kesimlerin değil, aynı zamanda Avrupa’da bulunan ve bugüne kadar desteklerini esirgemeyen tüm sınıf dostlarımızı Ankara’ya bekliyoruz. Bilindiği gibi Başbakan 28 Şubat’a kadar süre vermiş, bu süre sonunda müdahale edeceklerini bildirmişti. Bu nedenle on binlerin Ankara’da buluşuyor olması olası bir saldırıyı önleyecektir.
3) Tüm illerde dayanışma çadırlarının kurulması.
4) Tüm ülkede AKP il ve ilçe teşkilatları önünde her gün akşam 1 saatlik nöbet tutulması.
5) Susurluk skandalının ardından gündeme gelen “1 dakikalık ışık söndürme eylemleri”nin yeniden başlatılması çerçevesinde “1 dakika ışığı söndür, sokağa çık!” ana sloganıyla eylemlerin örgütlenmesi.
6) Konfederasyonların TEKEL işçilerinin kaderiyle ilgili toplantıları, TEKEL işçileri özne olduğundan Türk-İş Genel Merkezi'nde gerçekleştirilmelidir. Eğer başka sendikaların genel merkezinde gerçekleşiyorsa, TEKEL işçisi o sendikanın önünde olacaktır. Bütün duyarlı kamuoyunu desteğe çağırıyoruz.
7) Sakarya Meydanı'nda akşam saatlerinde yapılan eylemler yetersizdir. Eylem Sakarya Meydanı dışına Yüksel Caddesi'ne taşınmalıdır.
8) Kızılay Meydanı yasaklanmış bir alandır. Bu yasağı ortadan kaldırabilmek için etkin bir inisiyatifin geliştirilmesi, Gerçekleştirilecek her eylemde hedefin mutlaka Kızılay Meydanı olması gerekmektedir.
9) TBMM, Başbakanlık, Çalışma Bakanlığı gibi merkezlerde sürekli bir eylem sürecinin önü açılmalıdır.
10) Başbakan, Cumhurbaşkanı ile yapılacak görüşmelerde ortak hareket kararı alan tüm konfederasyonlar hazır bulunmalıdır. Sadece Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu ile yapılacak görüşmeler yetersizdir. Sadece Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu ile görüşme yapılırsa diğer sendikalarda örgütlü işçilerle birlikte etkin eylemlerin gerçekleştirilmesi.
11) Açlık grevinde bulunan arkadaşlarımızla dayanışmak için etkin eylemler gerçekleştirilmeli, her hastaneye giden arkadaşımız olduğunda hemen harekete geçip eyleme geçeceğiz.
12) Yapılacak tüm eylemlerin “Genel grev-genel direniş!” hedefiyle yapılması. Diğer sektörlerde çalışan işçi arkadaşların bu konuda sendikalarına basınç uygulamaları, sendikaların da kitlelerin talebine karşılık vermesi için “Genel grev-genel direniş” konusunda gerekli tüm hazırlıkların acil bir şekilde yerine getirilmesi
Bütün bu konularda Türkiye ve yurtdışında bulunan sınıf kardeşlerimizi bizimle dayanışmaya ve bu programı kendi bulundukları alanda yaşama geçirmek için çaba göstermeye, kıvılcımı yangına çevirmeye çağırıyoruz.
TEKEL İŞÇİLERİ


