Thursday, 09 February 2012
Bilgilendirme
  • Web bağlantısı bulunamadı.

Türkiye

Düzen Partisi AKP’nin İsrail İkiyüzlülüğü!/Sinan Deniz

AddThis Social Bookmark Button

israil-tcFilistin direnişini kırmayı önüne hedef almış, genç, yaşlı demeden katliam saldırılarından geri adım atmayan Siyonist İsrail devleti, bu saldırı ve katliamlarına yenilerini de ekledi. Abluka altındaki Gazze’ye yardımı çok gören İsrail, yardım amaçlı ablukadan içeri giren en ufak bir nesneye bile tahammül edemiyor.

İsrail, "Rotamız Filistin, Yükümüz İnsani Yardım" kampanyası kapsamında Gazze'ye insani yardım malzemesi götüren 6 gemilik filoya saldırdı.

Onlarca ölü ve yaralıların olduğu bu saldırı sonrasında ise, insani yardım amaçlı gönüllü bulunan insanlar İsrail devleti tarafından cezaevlerine kondu.

 Türkiye ve Dünya’dan yükselen sesler İsrail karşıtı eylemlerle yanıtını bulurken; her yer Filistin alanı oluyor, her yürek Filistin için atıyor ve atmaya da devam ediyor. Filistin halkının meşru direnme geleneğine olan inanç ve destek de siyonizme karşı öfke seline dönüştü.

Binlerce kişinin sokaklara ve meydanlara çıkması, İsrail Konsolosluğuna yürümesi sonrasında gözler düzen partisi AKP’ye çevrildi. Sermaye sözcüsü Tayyip Erdoğan tarafından sadece sözlü “tepki”yi geçmeyecek açıklamalar yapıldı. Açıklamalarda “Dün sabah, İsrail ordusuna ait silahlı unsurlar, Gazze’ye yardım götüren gemilere saldırıda bulundu. Masum insanların kanını döktü. İsrail'in Gazze'ye insani yardım götüren  gemilere yaptığı kanlı katliam her türlü laneti hak etmiş bir katliamdır. Yapılan  bu saldırı açıkça uluslararası hukuka yapılmıştır insanlığın vicdanına yapılmış, dünya barışına yapılmıştır. Uluslararası camiayla da irtibatlar kurdum. Bu çerçevede yapılması gerekenleri tüm boyutlarıyla masaya yatırdık. Türkiye Cumhuriyeti, uluslararası hukuku kullanmaktadır. Bu çerçevede, Türkiye’nin Tel – Aviv büyükelçisi geri çağırılmıştır. Müşterek 3 tatbikat iptal edilmiştir. Dışişleri Bakanımız New York’a gitmiş, BM Güvenlik Konseyi acil olarak toplanmıştır. BM Güvenlik Konseyi saldırıyı kınamıştır.” denilerek göstermelik kararlarla ikiyüzlü davranmaktadır.

Kendine insanım diyen herkesin tabi ki bu saldırı ve katliamlara tepki göstermesi gereklidir. Elbette ki bunda şaşılacak bir durum yoktur. Burjuva medyanın her zaman ki bildik senaryoları “başbakan’dan sert tepkiler geldi’’ türünden haberlerle tüm emekçiler yanıltılmak istenmektedir. Zira, mesele açık ve ortadadır.

Evet, uzun yıllardır Filistin’de katliam var. ABD emperyalizmi, Ortadoğu projesi kapsamında Afganistan, Irak gibi Filistin’i ele geçirme ve denetim altına alma derdindedir. Siyonist İsrail’de, T.C. devleti gibi işbirlikçi bir devlettir. Her iki devlette ortak iş yapmakta ve de bazı savaş stratejilerinde ortak hareket etmekteler emperyalist politikalar için.

İşçi ve emekçilere yalanda sınır yok

Yalan siyaseti tüm hücrelerine kadar düzen partilerinin ilkeleri haline gelmiştir. Bu saldırı Siyonist İsrail’in Filistin halkına yönelik ilk saldırısı değildir, son da değildir. Filistin direnişine verilecek en büyük destek ise İsrail-ABD işbirliğine son verilmesi ile mümkündür. Meclis kürsüsünden sert açıklamalar yapmakla çözüme kavuşmayacağı bilinen Filistin sorununa yanıtı direnen intifa direnişle zaten yanıt veriyor.

Bu nedenle göstermelik kınama mesajları ile 3 tatbikatın iptal edilmesi, Türkiye’nin Tel – Aviv büyükelçisinin geri çağrılması var olan Filistin sorununa çözüm getirmediği gibi, aksine emekçilerin tepkisini dindirme amacı taşımaktadır. Bu aldatmaca siyasetine ve diplomatik şovlara derhal son verilmelidir. İsrail’le olan bütün ekonomik, askeri, siyasi ve diplomatik bağlar kesilmelidir.

 

T.C.- İsrail İşbirliği Sürecinden Kesitler

Masa başı iş yapan hükümetin ve öncekilerin bu konuda değişmeyen pratiği ortadadır. Buyurun birlikte bakalım ikili ilişkilere.

İki ülke arasında Tansu Çiller'in Başbakan olduğu, 1994 yılında "Savunma İşbirliği Anlaşması", Refahyol koalisyonu döneminde ise  "Askeri Eğitim İşbirliği Anlaşması" imzalandı. İsrail'le yapılan askeri ihaleler anlaşmaları bu dönemden sonra hızla arttı.

*İsrail'den önce 15 milyon dolara iki İnsansız Hava Aracı (Heron) kiralandı. 2008'de ise Heron ihalesini İsrail'in milli savunma şirketi IMI (İsrail Aerospace Industries) aldı; 10 Heron için Türkiye 183 milyon dolar ödedi. Geçtiğimiz yıl teslim edilen Heronlar Türkiye'nin geçtiğimiz hafta Kuzey Irak'a yaptığı sınır ötesi operasyonda kullanıldı.

*Türkiye'nin M-60 tankları ile F-4 ve F-5 savaş uçaklarının modernizasyonu ise İsrail'de yapılıyor. Türkiye 54 tane F-4 savaş uçağının modernizasyonu için İsrail'le bir milyar doları aşan anlaşma yaptı. 170 tane M- 60 tankının modernizasyonu anlaşması ise 650 milyon dolara imzalandı.

*F-4 uçaklarının hareket eden cisimleri algılamasını sağlayan, Sentetik Açıklıklı Radar (SAR) sistemleri ihalesi 160 milyon dolara İsrail'e verildi.

*F-4 ve F-16 uçaklarından alınan görüntülerin yere indirilmesini sağlayan Datalink 16 projesini de yine İsrail kazandı; Türkiye bunun için 120 milyon dolar ödeyecek.

*Mayına karşı korumalı "Yürüyen Kale" kara araçları ihalesini Türk BMC firması aldı.

*Türkiye, İsrailli savaş pilotlarına Konya Hava Üssü'nde eğitim veriyor. (Bugün Filistin halkına ölüm yağdıran uçakların pilotları Konya Ovası'nda eğitiliyorlar)

*İki ülke arasında, askeri istihbarat alanında 167 milyon dolarlık anlaşma imzalandı.

İki buçuk milyar dolarlık ticaret

Devlet Bakanı Zafer Çağlayan ise bugün yaptığı açıklamada 2009'da, İsrail ile bir buçuk milyar dolar ihracat ve bir milyar dolar ithalat yapıldığını söyledi.

*İki ülke arasında, Mayıs 1997'de, Serbest Ticaret Anlaşması'nın yürürlüğe girdi.

*Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı verilerine göre Türkiye, geçen yıl İsrail'e bir milyar 528 milyon 370 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi; bir milyar 70 milyon 128 bin dolarlık ithalat yaptı. Bu yılın dört ayında ise İsrail'e 415 milyon 979 bin dolarlık ihracat; 695 milyon 406 bin dolarlık da ithalat yapıldı.

*Türkiye'nin İsrail'e ihraç ettiği başlıca ürünler arasında. demir-çelik, otomotiv ve yan sanayi, petrol ve petrol ürünleri, elektrikli makine ve cihazlar, dokumacılık ürünleri, kimyasallar, hazır giyim, metal eşya bulunuyor.

*Türkiye, İsrail'den kimyasallar, petrol ve petrol ürünleri, maden cevherleri ve döküntüleri, elektriksiz makineler, dokumacılık ürünleri ve kağıt-karton ve kağıt, karton esaslı mamuller ile metal eşya ithal ediyor.

*Türk müteahhitlik firmalarının İsrail'de bugüne kadar üstlendikleri projelerin toplam değeri yaklaşık 583 milyon dolar seviyesinde bulunuyor. (SP/TK

İşte her şey ortadır. Düzen siyasetinde değişime neden olacak ve ABD-İsrail işbirliğini koparacak süreç T.C. açısından imkânsız görünmektedir. Bilakis T.C. devleti bir NATO gücüdür. ABD işgali altında olan Afganistan’a NATO bünyesinde asker göndermiştir. Afganistan’ı işgal eden ABD’ye karşı durması gerekirken, aksine ABD’nin işgal ettiği topraklara onun adına gitmiştir. Eğer gerçek anlamda dost bir ülke ise T.C. Filistin’in yanında yer almalıdır. Bu da çok gerçekçi görünmüyor bizler adına. Bundan dolayıdır ki, Timsah gözyaşları dökerek mazlumu oynamanın kimseye bir faydası yoktur.

Filistin’inin kurtuluşu yine Direnen İntifada’nın ellerindedir. Filistin’de düşen ve dövüşen İntifa’da kazanacaktır. Emperyalizm-Siyonizm yenilecek, direnen halklar er ya da geç kazanacaktır.

kocgirililer.org/ 01.06.2010